Konusundan Sapan Yazı...

by - 16:16:00

Selamlar sevgili blog ailem. Uzun bir ara burada olamadım ama elimden geldiğince sizin yazılarınızı okudum ve yorum yapmaya çalıştım. Uzun zamandır yazamama nedenim evimde internet olmamasıydı. Ben buralarda yokken 80 kişi olmuşuz nasıl mutlu oldum anlatamam. Kapattığım blogumda bir buçuk yılda 37 izleyici ile devam ederken, 6 ayda 80 kişi olmamız ve güzel yorumlarınız beni çok motive etti. Yazılmayı bekleyen 18 konum mevcut ve en kısa zaman içinde haftada 3 yazı olmak üzere aktaracağım sizlere. Aslında birikim üzerine bir yazı yazmak için başladım bu satırlara, baktım çok saptı... Aman Elif boşver biraz da duygularına yer ver diyerek devam ediyorum.
Yazamadığım zamanlar çok ağır bir depresyon ile boğuşuyordum. Twitter ve Snapchat hesabımda ekli olan arkadaşlar az çok biliyorlar konuyu. Bende biraz onunla ilgili yazmak istiyorum. Biliyorum ki yazılar yazmak kolay iş değil, bizler seçilen insanlarız. Benden yaşca büyük abilerim, ablalarım var burada. Benimle yaşıt ve benden küçük kardeşlerim de var. Bir aile gibi günden güne büyüyoruz. Şuan bu satırları yazarken bile terler dökülüyor vücudumun her yanından, hastalıklar ile boğuşuyorum. Kemik zayıflığım varmış öyle dedi doktor. D Vitamini almam gerek ama alamıyorum. Böbreklerime zarar veriyor. Nedenini hala bulamadılar. Tedaviye başlayıp D Vitamini alamazsam, şuan olduğum gibi kalabilme durumum varmış. 1.58 boy 40 kilo. Böyle kalmak istemiyorum ama böbreklerimden de vazgeçemiyorum. Bir diğer hastalığım sanırım ben aşk hastası oldum. Bilirsiniz ya hani aşkından verep olup ölen sevdalılar,  onun gibi bir şey işte. Ben doğduğum zaman 15 yaşında olan bir adamı 35 yaşında tanıyıp aşık oldum. Benden 15 yaş büyük bir adamı sevdim. O sevmedi ama olsun benim sevgim ikimize yeter sandım. 21 yaşında bir kadınım, çok salak sayılmam ama baya baya salakmışım, sevildim sandım. Adam iyi oyuncu çıktı. Aslında kitapçı ama gazetecilik yapıyor benim tutsak sevdam. Bir buçuk yılım. Benim gibi kandırdığı iki kadın daha var araştırıp buldum. Onlarla yüzleşeceğim. Ve demek istediğim şu ki, bu arkadaş gül gibi uyuyan yılanı uyandırdı. Gazi Mahallesinde adım şeytana çıktı bu adam yüzünden. Ama olsun yapılan karşılığını bulacak elbet. Tam bir senedir intikam için bekleyip, o intikam şeytanını bugün saldım. Korkmuyorum... Ben bunları burada anlatmaktan çekinmiyorum. Benim blogum ve ben buraya hayatımı döküyorum. Asla gizlemedim! Her zaman içi dışı bir insan oldum. Ve sizi asla yabancı olarak görmüyorum. Kendi çevrem tepki gösterip salaksın dese bile yeri gelince buradan yürü be! mesajı bile mutlu olmama yetiyor. Sohbetim olanlar var, olmayanlar var. Keşke hepinizi tanıyıp görüşme fırsatım olsa. Bunu o kadar çok isterim ki... Ne güzel olurdu ablalarımla oturup kahve ve sigara eşliğinde dertleşmek. Neyse işte burada yokken bu dertler ile uğraştım. Sanırım artık silkelenip yeni işlere ve yeni projelere imza atmam gerek. Eski ben olmayı özledim. Ve sanırım yazı yazmayı unutmuşum, sürekli konudan konuya atlıyorum ama geri dönüp düzeltecek ve sıraya koyacak gücü şuan kendimde görmüyorum. İki adım attığım zaman bile dinlenme ihtiyacı duyuyorum. Yazıları nasıl yazacağım bilmiyorum ama başaracağım. Sosyalist Cumhuriyet için direnirken artık ölmemek için direniyorum. Zaten kötüye bir şey olmaz. Kazık çakacağım ben (hahahhaha). Her şey bir yana sizleri çok seviyorum ve sizlere The Doors - Love Street parçası ile veda ediyorum.Sağlıklı ve mutlu kalın! 

FACEBOOK İNSTAGRAM KİŞİSEL İNSTAGRAM


ŞUNLAR DA HOŞUNUZA GİDEBİLİR

0 yorum